Matthew 13:1-23
Dört çeşit toprak benzetmesi
(Markos 4:1‑20; Luka 8:1‑15)
1O gün İsa evden çıkmış, gölün kenarında oturuyordu. 2Etrafına büyük bir kalabalık toplandı. Bu yüzden İsa bir tekneye binip oturdu. Kalabalık ise kıyıda duruyordu. 3Onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. Şöyle dedi: “İşte, bir çiftçi ekin ekmeye gitmiş. 4Ekerken bazı tohumlar yol kenarına düşmüş. Kuşlar gelip onları yemiş. 5Bazı tohumlar az topraklı, taşlı yerlere düşmüş. Toprak derin olmadığı için hemen filizlenmeye başlamış. 6Ama güneş çıkınca, kavrulmuş. Yeteri kadar kök salamadıkları için kuruyup gitmiş. 7Bazıları da dikenlerin arasına düşmüş. Dikenler büyüyünce, ekinleri boğmuş. 8Bazı tohumlar ise iyi toprağa düşmüş, kimisi yüz kat, kimisi altmış kat, kimisi de otuz kat ürün vermiş. 9Kulağı olan işitsin!”Benzetme kullanmanın sebebi
10İsaʼnın öğrencileri Oʼna gelip sordular: “Niçin halka benzetmelerle vaaz ediyorsun?” 11Onlara şöyle cevap verdi: “Sizlere Göklerin Krallığıʼnın sırlarını anlama gücü verildi. Ama onlara verilmedi. 12Çünkü kim sahip olduğu şeyleri kullanırsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşacak. Ama kim kullanmazsa, elindeki de alınacak. 13Bunun için halka benzetmelerle vaaz ediyorum. Çünkü bakıp görmüyorlar; dinleyip işitmiyorlar, hem de anlamıyorlar. 14Onlar için Yeşaya Peygamberʼin şu sözü yerine geliyor: ‘Hep işiteceksiniz, ama hiç anlamayacaksınız.Hep bakacaksınız, ama hiç görmeyeceksiniz.
15Çünkü bu halkın yüreği duygusuz oldu.
Kulakları zor işitiyor.
Gözlerini kapadılar.
Öyle olmasaydı, onların gözleri görür,
kulakları işitir, yürekleri anlardı.
Bana dönerlerdi, ben de onlara şifa verirdim.’ ▼
16Fakat ne mutlu size! Çünkü gözleriniz görüyor, kulaklarınız işitiyor. 17Size doğrusunu söylüyorum: birçok peygamber ve iyi insan, sizin gördüklerinizi görmek istedi, ama görmedi. Duyduklarınızı duymak istedi, ama duymadı. 18Şimdi ekin eken çiftçi benzetmesinin anlamını dinleyin: 19Allahʼın Krallığı hakkındaki haberi işiten ama anlamayan bir kişi varsa, kötü olan ▼
▼Kötü olan Şeytan.
gelip o adamın yüreğine ekilmiş olanı çalar. Yol kenarına ekilen tohum işte budur. 20Taşlı toprağa ekilen tohum da şudur: kişi, sözü işittiği zaman onu hemen sevinçle kabul eder. 21Ama kök salamadığı için sadece kısa bir zaman dayanır. Böyle biri Allahʼın sözü için eziyet ya da baskı görünce hemen iman yolundan döner. 22Dikenler arasına ekilen tohum da şudur: kişi sözü işitir, ama dünyanın kaygıları ve zenginliğin göz boyaması sözü boğar, ve söz ürün vermez. 23Bereketli toprağa ekilen tohum ise şudur: kişi sözü işitir ve anlar. O kişi gerçekten ürün verir: kimisi yüz kat, kimisi altmış kat, kimisi de otuz kat.”
Copyright information for
TurTTT